kardes etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kardes etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Ağustos 2011 Pazartesi

Kardeslik


























Ezgi hastalanip disari cikamayinca mutfaga el atti. Hatice teyzesiyle benim icin kurabiyeler hazirliyorlar. Kendisi koca tepsiden 1 tanesini ancak yiyebiliyor gerisini annesine birakiyor. Kardesime sut olsun diye sana yaptim annecim diyor. Anne bak beni tabib ediyor. Cok mumusak cok tatli diyor. Boyle sevgi dolu cumlelerin yaninda kiskanclik da basladi maalesef. Zaman zaman gene agliyor keske olmasaydi diyor. Bazen severken cimcikledi mi oksadi mi algilayamiyorum. Hele birileri bebegi gormeye gelmisse iyice alevleniyor, hemen araya giriyor onlardan once sevmek icin. Aslinda bunlar bekledigim tepkilerdi. Asiri degil cok sukur ama nihayetinde karni agriyor iste kucuk ablamizin. Kardeslikle ilgili uydurdugum masallari anlatiyorum hosuna gidiyor. Bol bol aktivite yaptirip gezdiriyoruz, oyalandigi birsey olunca hic bebise sarmiyor.

Onur ise ablasina bakmayi cok seviyor. Artik insanlari iyice ayirt etmeye basladi. Emzige tekrar donus yaptik. Parmagi aldirmamaya ugrasiyorum bugunlerde. Surekli tepesindeyim. Eline birsey verince sallamaya basladi. Tabii sonrasinda hop agiza :)

5 Nisan 2011 Salı

Evde

Dogum iznine ayrilmamla evde ki gunlerimiz baslamis oldu. Kucugum artik babasiyla okula gidip geliyor. Evde kaldigi gunlerde hava gunesli oldukca parka, bahceye, sokaklara attik kendimizi. Suluboya, kumdan pasta, bisiklet, tebesir derken vaktin nasil gectigini anlamadik. Disariyi, mahalle arkadaslarini pek ozlemis. Ama yagmurlar bastirip uzerine hastalikta baslayinca eve kapandik. Boyle gunlerde modum iyi olmuyor ve televizyon, kitap okuma disinda icimden hicbir sey yapmak gelmiyor. Ezgi de bol bol resim yapip bebekleriyle oynuyor. Tabii bir sure sonra hadii anne birlikte oynayalim demeye de basliyor. Allahtan evde teyzesi var da onunla cok guzel oyalaniyor yoksa benim icin dinlenme diye birsey sozkonusu olamayacakti. Sinirli, hircin halleri tamamen gecti, bu donem seker gibi bir cocuk oldu masallah. Diger yandan oksuruk ve hastalik sebebiyle uykusu cok bozuldu. Bakalim kardes gelince huyu suyu uzerinde nasil bir etkisi olacak meraktayim.Herkes yasadiklarindan ornekler veriyor. Genelde ilk etapta olumsuz etkileri oldugundan bahsediyorlar. Sanirim boyutu cocuga ve aileye gore degisiyor. Bizimkinin siddetli olmamasi icin elimizden geleni yapacagiz ama ne kadar basarabilecegiz onu da gorecegiz zamanla.





16 Mart 2011 Çarşamba

Oyun oyun oyun..


























Oynuyoruz oynuyoruz oynuyoruz... Dogumgünü sonrasi ev yine oyuncak cennetine döndü. Haliyle odaya cagirilip yeni oyunlara dahil edilme sayimizda iki kat artti. En son dün aksam eski barbie lerle son gelenler kaydirak yarisi yaptirilirken Umut la ikimiz hakem olarak bayrak (esasen firca) salliyorduk. Son gözde oyunlarimizdan birinde de Ezgi anne, ben anneanne rolundeyiz. Ve teyzesinin aldigi bicirik bebek Suziye yediriyoruz, iciyoruz, zaman zaman kizip zaman zaman öpüyoruz. En cokta arabayla dolasmaya cikariyoruz Suzicigi. Cocuklar icin sürekli oyun oneren pedagoglar bir yetiskinin bu kadar oyun oynamasinin psikolojisi üzerinde etkilerini de düsünüyorlar mi acaba :) Cogu zaman tikanma noktasina gelip kacacak delik ariyorum ama itiraf etmek gerekirse bu dönem gercekten cok güldürüyor kücük kizim beni. Komedi filmi izler gibi seyrediyorum onu. Gecen gün elinde balonun icerisine yerlestirilmis bir tarakla cika geldi. Anne mikroplari olduren kasintiyi geciren tarak istermisin diye sordu. Sanki karsimda zihni sinir konusuyor zannettim. Projesini uzun uzun anlatti böyle böyle kasiyacaksin diye. Yine baska bir gün araba da giderken kendi kendine konusuyor. Ne kadar ayip. Boyle kovalanmaz ki. Kim Ezgicim ? Sarkida ki abla. Git diyor. Insanlar birbirinden ayrilmak istemezler ki ! Iste böyle bicir bicir bir konusma hali. Parlak bir fikir sonrasi Anneeee ben herseyi biliyorum. Aklima geliveriyor. Bilgisayara da bakmadim, kipata da. Kendim buldum diyip gülümseyince benim psikoloji de birden düzeliveriyor.

Kitaplara bir süredir ara verdik. Eskileri tekrar tekrar okuyoruz ama ayni seyleri okumak ilgiyi azaltiyor. Bu yüzden iki yeni kitap ismarladim, Doga yabani cicekler ve Turkiye'nin kuslari. Biraz bahara hazirlik aslinda. Doga uyanirken Ezgi bol bol disarida oynasin, temiz hava alsin, kus-böcek-cicek gözlemlesin istiyorum. Haliyle bu ne cicegi, bu ne böcügü, kusu sorularina da yanit vermek gerekiyor.

Ev ici faaliyetler icinde okuldan ödev kitabini alacagim. Bizimkilere yeni yeni haftasonu 1 sayfalik ödeve basladilar. Aman ne sevindi ne sevindi. Temel olarak büyüklük, sekiller, nokta birlesme, bulmacalari iceriyor. Internette de bol bol örnekleri var. Hasta oldugu zamanlar indirip getiriyordum, epey oyalaniyordu. Iste cani istedikce bunlari verecegim cözsün diye. Okulda ki ögretmenleriyle de ara verme olayini görüstük. Uzulduler. Yakin temasta olalim yil sonu gösterisi icin provalara getirin dediler, anlastik. Donem sonu degerlendirmesi de geldi. Hersey yolunda. Okulu sevdigini ve onu ne kadar oyaladigini, gelistirdigi görüyorum ama bu yaz uzun bir dönem birlikte olacagimiz icinde sevincliyim. Belki de iki minigimle birebir evde zaman gecirecegim en uzun zaman olacak, bu yüzden benim icin yakinda kiymetli günler basliyor.

1 Mart 2011 Salı

Subat biterken

2011'e saglik acisindan pek iyi bir baslangic yapmadik. Ezgi Ocak'tan beri 15 gün iyi sonra 3-4 gün hasta. Tabii bu mikroplardan bizde payimizi aliyoruz, sirayla ailecek hastalanip iyilesiyoruz. Yasadigimiz yorgunluk ve hastaliklara ek olarak kücügüm epey de sinirli oldu. Bizden mi kaynaklaniyor, fiziksel mi yoksa baska birsey mi var diye sebebini bulmaya calistik. Oncelikle vurdulu kirdili cizgi film izlemesine son verdik. Son zamanlarda televizyon saatinde sadece bunlari izlemek istiyordu. Digerlerine bebek filmi diye burun kiviriyordu. Neyse ki hem onun istedigi gibi bebek filmi olmayan hem de bizim istedigimiz gibi siddet icermeyen bir program saati bulduk, televizyon olayini bu zaman dilimine göre ayarladik. Su an icin ise yaramis gözüküyor. Bizimkinin davranislarinda cok düzelme var. Ozellikle bir tavsancigin resim yaptigi ve bu resimleri nasil yaptigini anlattigi bir cizgi film var ki süper basarili. Ezgi onu izleyip sonra anlattiklarini cizmeye calisiyor. Ornegin orada gördügü panda cizimi. Benim bile cok hosuma gidiyor izlemek. Sonra anne bana bunu yap dediginde lazim oluyor :)






















Ayrica bu araba da stres atma, hareket etme acisindan cok faydali oldu. Uzerinden inmiyor. Su an en cok oynadigi oyuncaklardan biri. Evi de kücükhanimin tur atabilecegi gibi düzenledik. Havalar isininca arabasiyla birlikte sokaga salmayi hedefliyorum.


























Kardes öncesi hazirliklara gelince; odalarinda duracak yataklarin siparisini verdik, bebek yatagi ise bizim odaya tasindi. Yumurcak icin alisverisin büyük bir cogunlugu tamamlandi, bana göre az bir eksigimiz var. Ezgi ise herseyi kapsamli olarak düsünüyor. Anne yaz abbababisi (ayakkabisi), kis abbababisi ve yagmur abbababisi da lazim kardesime diyor. Eksikleri saya saya bitiremiyor :) En büyük hayali kardesini arabaya koyup gezdirmek. Cok tatli olacak benim kardesim dedikce gözlerim doluyor. Umarim hersey yolunda gider, Ezgi de bu dönemi az kiskanclik bol sevgiyle yasar.

24 Ocak 2011 Pazartesi

Komiklikler


























Sana komik bisi söyliyim mi baba ? Burnumu almislar, kulagima koymuslaaar. Hihohohoho..

Anneanne simdi kolay bir soru. Tavsanin kuyrugunu kim yemis ? Ben sorucam sen bilicen. Kurtttt !

Esprileri, bilmeceleri arka arkaya siraliyor bizimki. Kendisi güldükce bizi de güldürüyor. Hastaligi yendik gibi. 1 haftadir okula devam. Ama simdiden tatili (Subat) soruyor. Tüm hafta ara vermeden gidince yoruluyor, bikiyor. Arada bir gün mola vermek ona cok iyi geliyor. Her ay okula tiyatro geliyor. Bir de özel günlerde parti yapiliyor. O haftalar Ezgi'nin de hic sesi cikmiyor, keyfi yerinde oluyor. Malum degisiklikten hareketten cok hoslaniyor kücükhanim. Kardesle birlikte okulu biraz erken kapatacagiz, hep beraber evde olacagiz. O zamanlar icin simdiden planlar yapiyorum. Evde kapali kalirsak bunalabilir, bunaltabilir diye. Allahtan mevsim güzel olacak.

Bebek icin ise su ana kadar hic alisveris yapmadik. Ezgi alinacaklari tek tek siraliyor. Anne kardesime bunlar gerecek diye. Cogu da gercekten gerekecek. Onun listesine göre alisverise baslayacagiz galiba. Oncelikle odalarina el atacagiz. Ikisi aynı odada kalsinlar istiyorum. Zaten Ezgi'nin en büyük derdi yalnizlik. Yumurcak biraz büyüyünce artik bizim odayi terkedip kendi odalarina yerlesirler diye umuyorum :) Yapilacak isler cok ama hepsi de zevkli güzel isler. Önümüzdeki aylar bizi yine hareketli günler bekliyor :)

13 Aralık 2010 Pazartesi

Ev, kardes vs.

Gecen hafta egitimde oldugum icin Ezgi'de evdeydi. Bu tür degisiklikler bizimkine iyi geliyor, bugün okuluna daha bir hevesle gitti, özlemis. Evde kaldigi süre boyunca teyzesiyle bir sürü faaliyet yapmislar, misafirlige gidip, gelen arkadaslarini agirlamislar. Artik eve bir cocuk gelince veya biz cocuklu bir yere gitmissek Ezgi'yi unutur olduk. Karsi tarafta uyumluysa saatlerce oynayabiliyor. Kardesi biraz ele avuca gelince onunla da böyle oynarlar mi acaba diye hayaller kuruyorum. Bakalim evde ki hesap carsiya uyacak mi ? :) Bebis ve karnim giderek büyüyor. Ezgi'de kardesim diye karnimi öpüp sevmeye ve son resimlerine de bebisi dahil etmeye basladi. Iste cizimlerinden sirasiyla kendisi, anne-baba-Ezgi, kardes-Ezgi ve bebise alinacaklar listesi (biberon, emzik, tulum vs.)