Daha önce Ezgi'yle ilgili yasadiklarimizi yazmadigim icin cok pismanim, bir cok hatira halen benimle birlikte, bir cogu da kaybolmus. Kuzenimin kizi Pelin dogdugu zaman "Aman tanrim Ezgi bu kadar kücükmüydü (ki bizimki cok daha kücüktü), nasil tutacagim simdi" diye düsündüm. O an simsekler cakti. Zaman ne kadar cabuk geciyor. Ilk disi ne zaman cikmisti, ilk anne, baba ne zaman demisti, ilk adimlar nasildi ? Belki bir daha hic yasayamayacagimiz zamanlar unutulmaya mahkum olmus. Elimizde sadece birkac fotograf var. Kendi arsivim icin eskilerden unutmak istemedigim bir aniyi da buraya ekliyorum. İleri de Ezgi ile okuruz diye.
"Kizimla ilk tanisma. Buz kesmisim. Önümde yesil bir cuha, birisi elini karnimin icerisine daldirmis, birseyler cikarmaya calisiyor. Kesinlikle aci hissetmiyorum ama tüm hareketleri duyuyorum. Geldi diyorlar. Cocuk doktorunun eline tutusturuyorlar. Ben halen göremedim. Sagligi nasil ? Sürekli bunu soruyorum. Hersey yolunda cevabi gelince cok büyük bir rahatlama. Aglama sesleri geliyor. Kücügüm beni ariyor. Sarilmis yanima getiriliyor. Susuyor. Öpüyorum. Cok kücük. Üzülüyorum.

Ikinci sahne; Aglayarak odaya getiriliyor. Kan sekeri düsükmüs hemen emzirilmesi lazim diyor hemsire. Emzirme calismalari basliyor ve süt geliyor. Cok mutluyum."
2 yorum:
İlk ben görmüştüm sanırım Ezgi'yi :) Yani annenler ve Umut'tan sonra. Haberi aldıp nasıl hastaneye koştuğumu hatırlıyorum. Çok küçüktü çokkkk :)) Maşallah ona...
Evet, o zamanlar bana yapismisti pek gözükmüyordu. Su anda da yapisikligimiz devam ediyor ama o zamana göre epey bir büyüdü :)
Yorum Gönder