14 Temmuz 2009 Salı

Kesfediyoruz

Ezgi ile yürüyüse cikmaya, özellikle yagmur sonrasi dolasmaya bayiliyorum. Onun doganin kipirdanisi karsisinda duydugu heyecani görmek beni tekrar cocukluk günlerime döndürüyor. Basliyoruz gezmeye ve kesfetmeye. Neler kesfediyoruz derseniz aslinda bizim kaniksadigimiz ama Ezgi icin yepyeni bir dünyayi. Kücügüm su birikintileri gösterip "buyaya yammu yagmis, islanmis" diyor önce. Azicik su sicratiyor ayaklariyla saga sola "cib cib" diye. Kacisan karincalari gösteriyor sonra "anne baaaaak kayincalarrr" diyerek. Nedense arkasina bir de "yasikkk" diye ekliyor suratini burusturarak. Karincalari sulamasini yasaklamistik yazik diye, simdi onlari su icinde gorunce uzuluyor sanirim. Cok sevdigi "nanyonnos" lar kendilerini yollara atmis kimil kimil ilerliyorlar. Dokunuyoruz kabuklarina. "Tikkatli oluyom anne" diyor Ezgi. Mantarlari topluyoruz bahceye yayilmis. Kuslarin seslerini dinliyor, temiz havayi cigerlerimize cekiyoruz. Soruyor yine neden diye, anlatiyorum "agaclar cicekler su istiyorlar ya ondan yagiyor yagmur". Cicekler su mu istiyor, onlar ister de Ezgi sulamaz mi ? Bayila bayila basliyor sulamaya bu suya doymus cicekleri.



Hiç yorum yok: