24 Eylül 2009 Perşembe

Ezgi'nin gemisi

Ezgi'nin gemilere karsi özel bir ilgisi var. Ne zaman denizi görsek basliyor bagirmaya "gemiiler, durunnnn, bi dakka beni bekleyin, gitmeyin". Iste Inchmark ta bu meyve kutusundan gemiyi görünce aklima bizim kücügün gemi sevgisi geldi ve onun icinde bir tane yapmaya karar verdim. Yapimi oldukca kolay, meyve kutusu, cubuk, karton ve bant yeterli. Ek olarak kaybolmasin diye bir de ip bagladim yelkenine. Sonra Ezgi'ye gösterdim, bak annecim bir gemi gelmis, hadi onu yüzdürelim dedim. Sevinerek hazirlandik. Gemimizi yanimiza alip hafif yagmur altinda gölet de yüzmeye götürdük.






















Uygun bir yer bulunca biraktik sulara. Dolastirmaya basladik. Tam bu sirada kücük gemi ipinden kurtulup akintinin ortasinda kalakaldi. Sagda solda kuru dal aradik kurtarmak icin ama bulamadik. Yagmurda hizlanmaya baslayinca gemiyi orada birakip eve geri dönmek zorunda kaldik. Ezgi cok üzüldü, birakip gitmek istemedi ama dönüs yolunda biriken sulari görünce cip cip yaparak teselli buldu.



















Eve dönünce heyecanla babasina durumu anlatti ve tekrar günesin acmasini bekledik. Bu sefer tüm aile elimizde kocaman bir sopayla kurtarma operasyonu icin yollara düstük. Ezgi bu sirada "gemi agliyor, beni bekliyor" diye durumu daha da dramatiklestirdi. Neyse olay yerine döndügümüzde gemimiz akintidan kurtulup kenara bir yere yanasmis bizi bekliyordu. Yelkeni kopmustu ama ana parcaya ulasmistik. Tamir edip yeniden yüzdürmek icin eve getirdik. Simdilerde bir köse de hazirlanip hepimizi yeni bir yolculuga cikartmayi bekliyor.


Hiç yorum yok: