4 Ekim 2012 Perşembe

Catismalar
















Olaylar genelde Ezgi'nin bir oyun kurmasiyla basliyor. Arkasindan Onur oyunu ve yapilanlari bozmaya calisiyor. Ezgi bagiriyor. Onur bize bakip aglamaya basliyor. Suclanan Ezgi bir süre bekleyip ondan daha yüksek sesle aglamaya basliyor. Bunu gören Onur önce korku ve saskinlikla susuyor, devam ederse o da aglama sesini yükseltiyor. Bu sahne bizim sakaciktan Onur'a kizip uzaklastirmamizla son buluyor. Tabii bebis de sussun diye eline baska bir oyuncak tutusturuluyor veya ilgisi dagitiliyor.

Ama her zaman bu kadarla bitmiyor. Ikisininde ayni anda farkli istekler icin tutturduklari ve birisinin -cogunlukla Ezgi- küsmesiyle son bulan sahnelerde yasaniyor. Böyle bir durumda mutlaka -digerine karsin- kendimi suclu hissediyorum. Onur'a yemek, uyku gibi bakim isleri ve bir parca minciklama ve oyun icin vakit ayirabilirken Ezgi ile yemek, daha cok sohbet, ödev konularinda ilgilenebiliyorum. En mutlu oldugum anlar ise birbirleriyle sorunsuz oynayabildikleri benimse dinlenebildigim kisacik zamanlar. Ne sorumluluk ne sucluluk ne büyük mutluluk :)

4 yorum:

Cocukla Cocuk dedi ki...

Hiç yabancı gelmedi bu manzaralar.
Fotoğraf muhteşem. Büyüdükçe birlikte oynadıkları güzel zamanların çoğalmasını diliyorum

Sinem dedi ki...

Teşekkürler.

kaan32 dedi ki...

ne olursa olsun bu mutluluğa değer...ayrıca da tüm bu işlerin altından kalkabilmekde acaip bir dayanıklılık , sabır ve motivasyon ister.gerçekten de gönülden tebrikler...

Umut MUSLU dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.