29 Ağustos 2013 Perşembe

Yaz sonu






Göz acip kapayincaya kadar yazin sonu geldi. Ezgi bugün Altinoluk'tan dönüyor. Ilk defa bu kadar uzun süre bizden ayri kaldi. Cok özledik. Ama oldukca eglenmis, dinlenmis ve anneanne sagolsun iyi beslenmis olarak eve geliyor. Son bir hizla okul hazirliklarina baslayacagiz. Icimden bir ses bu sene daha rahat gececek diyor :)

Ezgi'nin olmadigi dönem Onur'la basbasa zaman gecirme firsati bulduk. Daha bir yakinlastik, iliskimiz gözle görülür bir bicimde güclendi. Bu sürec Onur'a istedigim kalitede zaman ayiramadigimi bir kez daha anlamami sagladi. Ileride ki günlerde bu konuyla ilgili yapabilecegim birsey olacak mi acikcasi bilemiyorum. Yine yogun günler bizi bekliyor.

Onur'u oyun grubuna yazdirdik. Bize en yakin yürüyerek götürülüp getirilecegi bir anaokulunu tercih ettik. Beklentim birkac cocugun elini tutup iletisim kurabilmesi, sira beklemeyi, paylasmayi ögrenmesi. Ekim'de basliyor olacak.

Ve cocuk olma yolunda en büyük adimlardan birini, tuvalet egitimini tamamladik. Tecrübeli anne olarak bu sefer cok endiselenmedim ama yine de her zaman kafada hazir mi degil mi diye bir soru isareti oluyor. Minigim bizi fazla zorlamadan üzmeden tuvalete alisti. Uyurken hala bagliyoruz. Bu konuda acele etme taraftari degilim.



15 Ağustos 2013 Perşembe

Dis perisi bize de ugradi


Ezgi'nin ilk disi düstü. Uzun zamandir bekliyordu, söyledigine göre bütün arkadaslarinin disleri düsmüs bir tek onun ki kalmis. Dogal olarak cok sevindi. Artik büyüdüm havalarina girdi. Bende ise anlam veremedigim bir burukluk oldu. Ne cabuk büyüdü diye hüzünlendim sanirim.

Ardindan dis perisini beklemeye basladi. Simdi yeni nesilde bu dis perisi cok modaymis. Megerse bütün cocuklara ugrar olmus. Bize de geldi gelmesine ama uykusu hafif kizimiz tarafindan yakalandi. Tam kutulanmis disi alip alelacele alinmis hediyeyi koymaya calisirken  Anne sen ne yapiyorsun birak onu peri gelecek diye azarlandim. Tasiyamamis sanirim odanin kapisinda buldum diye kivirdim. Neyse bizimki cok uzatmadi ve biraz düsündükten sonra ikna oldu.

Simdi anneannesinde yaz tatiline devam ediyor. Sesi uzaktan bicir bicir cok mutlu geliyor. Düsen disinin yerine gelende giderek büyüyormus haber veriyor. Bakalim geldiginde nasil olacak, neler anlatacak, cok özlüyor, merakla bekliyoruz.




31 Temmuz 2013 Çarşamba

Noldu ?


Anne noldu ? Baba noldu ? 

Bir yaramazlik sonrasi en masum bakislarla sorulan bu sorunun ardindan gülümseme disinda bir cevap verilemiyor Onur'a. Kumandayi ne yaptin Onur, düstü. Emzigi ne yaptin, attim ! Eh ne yapalim bize de bunlari toplamak düsüyor. Evimizin en kücügü kalan büyükleri Ezgi de dahil pek güzel kosturuyor, cevresinde pervane döndürüyor. 

Ezgi yaz okuluna severek devam ediyor. Resimli günlük fikri onu epey oyaladi. En azindan günde 1 sayfa birseyler yazdi. Okuma ise hizli basladi ama bir süre kesildi. Cokta üstelemiyorum ne de olsa tatil tatil gibi olmali. Bayram sonrasi bir süre anneannesinde kalacak. Ilk defa böyle uzun süre ayrilacagiz. Onun icin zor olmayacagini tahmin ediyorum cünki pek sevgili kuzeni, kankasi Damla ile beraber olacak. Anneannesi ve dedesi ile denizin tadini cikaracak. 

Biz ise yazin kalan kismini Onur'la basbasa gecirecegiz. Kimi zaman kiskancliklar, kavgalar yasansa da ablasini cok arayacagini, özleyecegini tahmin ediyorum. Önümüzdeki dönem hazir tek cocuga inmisken Onur'un tuvalet egitimine baslamayi da planliyorum. Tüm sinyaller hazir oldugunu gösteriyor bakalim kismet de varsa bu isi de hallederiz bir an önce. Arkasindan oyun grubu arayisina girecegim. Ezgi'yi oyun grubuna göndermemistik ama o zaman cevremizde her gün ziyaret ettigi yasitlari, arkadaslari vardi. Ayrica evde ona cok daha rahat zaman ayirabiliyordum. Simdi Onur'un yasitlariyla pek ilgilenmemesi, evde durmak istememesine ragmen gezebilecegi, gidebilecegi yasitlari olmamasi gibi sebeplerle bu isi erkene almaya karar verdik. 

Planlar hazir. Ama önce tatil. Sevdiklerinle gecirdigin bayram tatillerinden güzel ne olabilir :)


6 Temmuz 2013 Cumartesi

Bebek degil Onur


Bebegim nerdesiinn ?
Bebek degil Onur. Ben Onur. Onur.

iste böyle. Bebegim artik bebek degil. Her ne kadar benim icin hep öyle kalacak olsa da. Itiraz dönemi basladi. Hayirr cok kullanmiyor, genelde bu degil o seklinde kendini ifade etmeye calisiyor. Bir de Ezgi'den alisik olmadigimiz siddet gösterileri  zaman zaman devreye giriyor. Ama cok sükür fazla degil. Genelde sakin bir cocuk. Havalar iyice isindigi icin sabahtan suyla oynama seansi var. Bu da onu epey rahatlatiyor.

Ezgi ise yaz okuluna devam ediyor. Yarim gün oldugu icin dinlenmeye de vakti kaliyor. Ödevlerini ilk hafta da bitirdi, hemen cani sIkilmaya basladi. 40 tane kitap aldik. Sirayla onlari okuyor. Bana da okutuyor. Yarisiyoruz. Yazmayi unutmamasi icin resimli günlük tutma fikri verdim, cok hosuna gitti. Her gün bir fotograf cekiliyor yanina da üc bes satir birseyler yaziyor. Ara ara okulumu cok özledim diye de agliyor :)

Minikler büyüyorlar. Aman onlara birsey olmasin, aman yesinler, aman üsümesinler derken aslinda bana birsey olmamasinin önemini gecen ay bilegimin kirilmasi musibetiyle iyice anladim. Once anne olarak bizim sIkI durmamiz gerekiyor ki minikler perisan olmasin. Sagolsun annem, esim, kardesler herkesin destegi sayesinde bu olayi da atlattik. Kötü günler geride kaldi, önümüz yaz :)

22 Mayıs 2013 Çarşamba

Muhteşem ikili

Anne noldu ?..Addaa..Baak,böcee..Parka..Tas..Kubaga..Hadi..hadii.

diyor Onur. Birlikte geziyoruz, bahçe suluyoruz, taş atıyoruz, parkta takılıyoruz. Artık birlikte hareket edebiliyoruz. Onur Ezgi ile çok eğleniyor, onu taklit ediyor, bazen yarışıyor, kıskanıyor, kızıyor. Aynısı Ezgi içinde geçerli. Ama bir şekilde dengeyi kuruyorlar. Ve birbirlerini çok seviyorlar.


6 Mayıs 2013 Pazartesi

Cicekler, böcekler


Minikler baharla birlikte iyice hareketlendi. Aksam gec vakte kadar disarlardayiz. Parkta, gölette, komsu da..Onur kurbaga, top pesinde, Ezgi arkadas derdinde. Ikiye bölünemeyen ama iki kardesi de
memnun etmeye calisan annenin isi epey zor. Ama careler tükenmez. Hemen sitede Ezgi'nin yas grubu icin hazirlanan tenis kursuna katilim saglanir. Kücük kizimiz bir yandan sosyallesirken bir yandan da hoplayip ziplayip motor becerilerini arttirir. Akabinde yaz okuluna kayit yaptirilir. Bütün yaz evde kalacak olan Ezgi'nin caninin sıkılıp cevreyi de sIkma ihtimaline karsin alinan bir tedbir diyelim. Onur'u mutlu etmek ise simdilik daha kolay. Biraz salincak, kaydirak, biraz kurbagalara tas atmak. Yaz gelince de bahceye kurulacak bir havuz. Yeter de artar bile. Yeter ki eve girmesin. Cevre de öyle kalabalik filan olmasin. Kovayi küregi kaparlar neme lazim !

Bu arada cok güzel menim diyor Onur. Bir de "nolduu". Ses harika. Eller, yanaklar yumusacik. Surat tam bebek. Ama iceride bir yerde bir kaplan yatiyor. O kücük bedenden beklenmeyecek sekilde saldiriveriyor. Ezgi'nin dedigi gibi pek vahsi :)



25 Nisan 2013 Perşembe

Küçük aşkım

Bugün tam 2 yaşındasın.

Bebeklikten çocukluğa doğru bir adım attın.

Gerçi ağzında emziğin, poponda bezinle daha çok bir bebeğe benziyorsun :) Ama herşeyi anlıyorsun, bazen büyük bir insanla konuştuğumu hissetiriyorsun bana.

Çok güzel bakıyorsun. Sakinsin. Temkinlisin. Akıllısın. İnatçısın. Bazen de biraz vahşi :)

Seni üzmekten hepimiz çok korkuyoruz, çünki gözlerini kapatıp bize küsüveriyorsun. Ve eğer içli içli ağlarsan kalbimiz dayanmıyor, kıyamıyoruz hiç sana.

Gezmeyi, doğayı, arabaları, izlemeyi, dinlemeyi, suyu, kedileri, kurbağaları pek seviyorsun. Insanlarla olmayı ise o kadar değil. Kalabalıktan, partilerden hoşlanmıyorsun.

Ablanı takip edip arkasından koşmaya, babanın kucağında gezmeye, annenin elinden tutup emzik emmeye bayılıyorsun.

İki yılda hayatımıza ne kadar büyük bir neşe, anlam kattın. Seni o kadar çok o kadar çok seviyoruz ki..

Mutlu yıllar küçük prensim.