16 Mart 2010 Salı

Anaokulu gelismesi

Bir aksilik olmazsa Nisan basinda Ezgi'yi anaokuluna baslatiyoruz. Aslinda hic gündemimizde yoktu. Eylül'de bizim sitede yürüyerek gidebilecegi bir okul var, ona yarim gün göndeririz diye planliyorduk. Ama süpriz bir gelisme oldu ve isyerimde calisan annelerin cocuklarinin faydalanabilecegi bir anaokulu acildi. Biz de düsündük tasindik bu firsati degerlendirelim dedik ve kücügü anaokuluna baslatma kararini aldik. Bunda tuvalet egitiminin tamamlanmasinin payi büyük. Aksi halde okul kabul etmiyor zaten. Ayrica Ezgi'nin sürekli ben büyüdüm, ne zaman okula gidecegim diye sormasi, acaip istekli olmasi bizi olumlu yönde etkiledi. Büyük bir oranda anaokulu icin hazir oldugunu düsünüyorum. Yine de her anne gibi, acaba yabancilik cekecek mi, arkadaslariyla uyum saglayabilecek mi, uyuyabilecek mi, yemegini kendisi yiyebilecek mi gibi endiseler ve kaygilar tasidigimi itiraf etmeliyim. Beni en cok düsündüren anaokulunda kalacagi saatlerin uzunlugu. Sabah birlikte gidip, aksam yine beraber eve dönecegiz. Bakalim ileride ki günler neler gösterecek, kafadaki sorularin cevaplarini yasayarak ögrenecegiz.

5 yorum:

meltem dedi ki...

ah ne güzel, darısı benim kuzmunda başına ne kadar üzülüyor gidemiyorum diye:((((

Sinem dedi ki...

kafalarinda bu okulu cok büyütüyorlar, sonra da bikarlar gitmekten o ayri.

Seda dedi ki...

Canim hadi bakalim buyuk gelisme. Umarim hemen uyum saglar. Pelin de Eylul de baslayacak insallah ama sadece oglen 12'ye kadar simdilik.
Peki bakici ne olacak?

Sinem dedi ki...

Sedacim, Hatice hanim yine devam ediyor, ona hala ihtiyacimiz var, biraz ev islerine agirlik verecek.

meltem dedi ki...

aslında kafalarında büyütüyorda olabilirler onu bilemicem ama bence gerekli çocuk içinde çünkü çocuk çocuk istiyo arkadaş istiyo daha çok oyun istiyor büyütmek için haklı nedenleri var bence kaldı ki ben kendim içinde istiyorum artık çocuğum içinde hatta geç bile kaldığımızı düşünüyorum ama napalım kısmet