31 Mayıs 2010 Pazartesi

Telasli günler

Bir hircinlik bir huysuzluktur gidiyor. Düzeni mi bozuldu, hastaliginin son etkileri mi, yoksa dönemi mi geldi anlayamadim. Gel gör ki okulda hersey ne kadar da yolundaymis. Katildigim ilk veli toplantimda ögretmenleri anlattikca sevindim. Meger bizim kücük artik sandigimdan da daha büyük. Herseyi kendi yapar olmus. Oysa evde hala annesinin bebegi gibi dolasir durur. Odevlerimi not ettim kafama, evde de artik kendi yiyecek kendi uyuyacak insallah.

Son zamanlarda o kadar yogunuz ki ama güzel telaseler. Dogumgünlerine katildik. Misafirler agirladik. Babaannemiz, halamiz ve minikleri Kerem ile Yalcin ziyarete geldiler. Bir hareket bereket halindeyiz. Basbasa gecirdigimiz sakin zamanlar azaldi haliyle. Ve bu da yalniz kaldigimizda binbir naz, niyaz seklinde geri dönüyor. Bazen herseye yetismeye calismak beni o kadar bitiriyor ki anlatmak zor. Parmagimi bile kipirdatamiyorum. Yorgunum cok yorgunum diye saclarim diken diken otururken sincap gibi elleriyle yüzümü tutuyor ve gülümsüyor ya tekrar sarj oluyorum. Birsey hem bu kadar zor ama bir o kadar da güzel nasil olabilir ?









































2 yorum:

meltem dedi ki...

valla ben de bilmiyorum sinemcim ama oluyor işte:)
ben de çok yorgunum çoook:))

Seda dedi ki...

Ben bu aksam oyle kizgindim ki Bulent yatirdi Pelin'i. Sadece bu kadar soyluyorum :)
Yaa sabirr!