3 Temmuz 2012 Salı

Bak su yürüyene


Onur birkaç haftadır yürüyor. Oncesinde  5-6 adim attigi sonra tutunmak isteyip, oturdugu uzun bir dönem oldu. Nihayetinde cesaretini topladi ve dolasir hale geldi. Ufak tefek kazalar olmuyor mu oluyor ama ablasina göre daha temkinli ve dikkatli bir cocuk. Nesesi, oyunculugu kat kat artti. Buna bagli sevimliligi de :) Ne yaparsak taklit ediyor, hele ablasina bayiliyor. Hafif kiskanclikta var. Karsilikli tabii. Ama bir sekilde üstesinden geliyoruz cok sorun teskil etmiyor.

Ezgi bugünlerde hasta. Kendini sanat calismalarina verdi :) Cok güzel resimler, el isleri yapmaya basladi. Bizim pek yönlendirmemizde olmuyor. Odasinda haril haril calisiyor ve sonuclari paylasiyor. Begenimizi, destegimizi eksik etmiyoruz. Yeni okulunun ilkokula hazirlik kursuna katildi. Sonuc anaokulunun ögretmenlerinin paylastigi ile ayni, hazir dediler. Oldugunu biliyor ve hissediyoruz ama yine de icimiz bir parca daha rahatladi. Yalniz gecenlerde bana sordu; Anne bu sene 6 yaslar baslayacak, ben niye basliyorum diye ? Cevap vermekte zorlandim. Bizimde kendimizi hazirlamamiz zaman alacak galiba. Okulunda katildigimiz seminerde kaygi bulasicidir dediler, o günden beri kaygilari kenara atmaya ugrasiyorum. Basarabilirmiyim ? Umarim..

Son birkac aydir cok yoruldugumu ama miniklerime baktikca herseye degmis oldugunu hissediyorum. Sagliklari yerinde olduktan sonra asamayacagimiz güclük yok. Neselerini görünce hayat sizlere güzel diyorum ama hayat onlarla cok daha güzel gercekten.

Hiç yorum yok: